14 Eylül 2012 Cuma

Kezban Dış Hatlardan Bildiriyor


Şu an Versace’nin önünde oturmuş bu satırları yazıyorum. Her yerden parfüm kokuları geliyor... Duty free dediğin şey içtiğimiz alkol ile süründüğümüz alkolün (bkz. Parfüm) birbirine karıştığı bir aldatmacadan ibaretmiş...

Yanımdaki amca alamanca bir çengel bulmaca çözüyor. Az ötedeki Rihanna teyze çocuklarını bavul iteklediğimiz araca oturtmuş sürüklüyor. Arap şeyhi tipli amcalar kahvelerini yudumlarken, rengarenk elbiseli, saçlarına dev bişiler bağlamış ev terliğiyle gezen teyzeler yanımdan terliklerini sürüye sürüye geçiyorlar. Ben de ağzım açık insanlara bakıyorum.

Buraya kadar iyi idare ettim. Beklediğim kezbanlıkları çok da olsa sergilemedim. İç hatlardan dış hatlara tabelaları takip ederek kaybolmadan geldim (tamam yea aslında o kadar da öküz değilim). Delta kontuarını buldum. Check in’imi online yaptırdığım için büssürü insanın önüne geçtim. Sonra bi bayan gelip “bavulunuz size mi ait?” dedi. “Yok annene.” diyecektim ki, “evet?” dedim. “Siz mi hazırladınız?” dedi. “Yok annem.” diyecektim ki “e evet?” dedim. “İçindekilerin tamamı size mi ait?” dedi. “Yok annene.” diyecektim ki “e evet bana ait” dedim. “İçinde silah, delici, kesici alet var mı?” dedi... anneyle bağdaştıramadım tabi. “Walla törpüm var ama onla da kimseyi öldürmeyi planlamıyorum.” dedim. Sonra eki eki dedik. Bişiler yapıştırdı bavuluma. Sonra ben o gazla, haydi eyvallah dedim gittim. “Hanfendi boarding pass’iniz!!”... “hee di mi öyle de bişi vardı J” dedim ve kontuara doğru geri döndüm... “hanfendi bavulunuuuz?”... “aa dimi bavulumu da alsam iyi olur aslında...”

Evet böyle bir check in macerasından sonra duty free alanında halka karıştım.  D&R’dan kendime bir adet Uykusuz da almayı ihmal etmedim. Oh okur okur gülerim.

O zaman bir dahaki sefere inşallah varmış olurum dimi? Olurum heralde ya... dur bakalım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder